Genel

Trafik Kazası Sonrasında Olay Yerini Terk Eden Sürücü Hakkında Uygulanan Yasal İşlemler

Trafik kazası sonrasında olay yerini terk eden (firari) sürücüler hakkında sigorta hukuku, idari trafik mevzuatı ve ceza hukuku kapsamında çok yönlü yasal işlemler yürütüldüğü tespit edilmiştir. Aşağıda bu işlemler kategorize edilerek sunulmuştur. 1. Sigorta Hukuku Kapsamında Rücu ve Tazminat İşlemleri Yargı kararlarının büyük çoğunluğu, olay yerini terk etmenin sigorta şirketinin ödediği tazminatı sigortalıdan (veya sürücüden) geri talep etme (rücu) hakkını doğurup doğurmadığı üzerine yoğunlaşmıştır. 2. […]

Trafik Kazası Sonrasında Olay Yerini Terk Eden Sürücü Hakkında Uygulanan Yasal İşlemler Daha Fazla»

Velayeti Hakkının Devredilemezliği 

Giriş Bu yazı, sunulan Yargıtay kararları ışığında velayet hakkının niteliği, kullanım sınırları ve bu hakkın ihlalinin sonuçları hakkında yeknesak bir içtihat ortaya koymaktadır. Temel ilke, velayetin kişiye sıkı sıkıya bağlı, devredilemez ve bizzat kullanılması gereken bir hak ve yükümlülükler bütünü olduğudur. Ana Bulgular Yargıtay içtihatları, velayeti elinde bulunduran kişinin çocuğu üçüncü bir kişiye bırakmasını kural olarak velayet görevinin ihlali olarak kabul etmektedir. Bu bulgular aşağıdaki

Velayeti Hakkının Devredilemezliği  Daha Fazla»

G-34 Tahdit Kodu

Giriş Bu yazı, “G-34 tahdit kodu kaldırılması davası” sorgusu kapsamında incelenen yargı kararlarının analizini sunmaktadır. Yapılan incelemede, “G-34” Yabancılar hukuku alanında Göç İdaresi Başkanlığı tarafından yabancılar hakkında tesis edilen bir idari işlem türü olan tahdit kodudur. G-34 kodunun kaldırılmasına ilişkin davalardaki usul ve esasa yönelik temel prensipleri, yetkili mahkeme tartışmalarını ve yargı mercilerinin yaklaşımlarını ortaya koymaktadır. Ana Bulgular İnceleme 1. Yabancılar Hukuku Kapsamında G-34 Tahdit

G-34 Tahdit Kodu Daha Fazla»

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Kapsamında Manevi, Mali ve Bağlantılı Haklara Tecavüz Suçları (FSEK md. 71)

Giriş 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK), fikir ve sanat eserleri üzerindeki hakları korumak amacıyla hem hukuki hem de cezai yaptırımlar öngörmektedir. Bu cezai korumanın merkezinde, FSEK’in 71. maddesinde düzenlenen “Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz” suçu yer almaktadır. Literatürdeki eserler, bu maddenin anlaşılmasının kanunun bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesini gerektirdiğini vurgulamaktadır. Alp Kocaoğlu’nun belirttiği gibi, “FSEK md. 71’i kanundaki diğer maddelerden ve kavramlardan

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Kapsamında Manevi, Mali ve Bağlantılı Haklara Tecavüz Suçları (FSEK md. 71) Daha Fazla»

Uluslararası Koruma ve Başvuru Usulü

Giriş Bu yazı , Türkiye’de uluslararası koruma ve başvuru usulüne ilişkin hukuki çerçeveyi ve bu çerçevenin yargısal denetimini, sunulan Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi kararları ışığında analiz etmektedir. Türkiye’nin uluslararası koruma sistemi, temel olarak 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) ile şekillenmektedir. İncelenen kararlar, bu kanunun uygulanmasında karşılaşılan temel prensipleri, başvuru sürecinin aşamalarını, başvuru sahibinin hak ve yükümlülüklerini,

Uluslararası Koruma ve Başvuru Usulü Daha Fazla»

Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Giriş Bu yazı, “evlilik yolu ile vatandaşlığın kazanılması” konusunu, sunulan Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında analiz etmektedir. İncelenen kararlar, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 16. maddesi çerçevesinde şekillenen başvuru sürecini, aranan şartları, idarenin takdir yetkisinin sınırlarını ve bu süreçte ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıkları detaylandırmaktadır. Rapor, yasal gereklilikler ile devletin egemenlik hakkından kaynaklanan takdir yetkisi arasındaki dengeyi, yargı kararlarında ortaya konan farklı perspektifler ve önemli

Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması Daha Fazla»

Türk Vatandaşlığı Başvurularının Reddi

Giriş Bu rapor, Türk vatandaşlığı başvurularının reddi ve bu ret kararlarına karşı açılan davalara ilişkin olarak sunulan Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararlarının analizi sonucunda hazırlanmıştır. Rapor, vatandaşlık başvuru süreçlerinin yasal zeminini, idarenin ret gerekçelerini, yargı mercilerinin bu kararları denetleme biçimini ve bu süreçte öne çıkan temel hukuki ilkeleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. İncelenen kararlar, özellikle 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu çerçevesinde yapılan genel ve evlenme yoluyla

Türk Vatandaşlığı Başvurularının Reddi Daha Fazla»

Türk Vatandaşlığının Sonradan Kazanılması

1. Giriş Bu rapor, “Türk vatandaşlığının sonradan kazanılması” konusunu, sunulan çeşitli Danıştay ve Yargıtay kararları temelinde incelemektedir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde şekillenen bu süreç, yabancı bir bireyin doğum dışında Türk vatandaşı statüsünü elde etmesini ifade eder. İncelenen yargı kararları; evlenme, yatırım, genel başvuru ve yeniden kazanma gibi farklı yolları, bu yollara ilişkin başvuru şartlarını, idarenin takdir yetkisini, milli güvenlik ve

Türk Vatandaşlığının Sonradan Kazanılması Daha Fazla»

Yabancılar Hukuku Avukatı: Rolü, Faaliyet Alanları ve Önemi

Giriş Bu rapor, “yabancılar hukuku avukatı” kavramını, sunulan çeşitli yargı kararları temelinde analiz ederek kapsamlı bir şekilde açıklamayı amaçlamaktadır. İncelenen Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay ve ilk derece mahkemesi kararlarında bu terim doğrudan tanımlanmamakla birlikte, yabancı uyruklu bireylerin taraf olduğu davalardaki avukatların rolü, üstlendikleri görevler ve uzmanlık alanları detaylı bir biçimde ortaya konulmaktadır. Rapor, bu kararlardan elde edilen bulguları sentezleyerek, bir yabancılar hukuku avukatının faaliyet alanlarını,

Yabancılar Hukuku Avukatı: Rolü, Faaliyet Alanları ve Önemi Daha Fazla»

İhtiyati Tedbir Kararı

Giriş İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) kapsamında düzenlenen, yargılama süreci boyunca bir hakkın elde edilmesinin zorlaşmasını veya imkânsız hale gelmesini önlemek amacıyla başvurulan geçici bir hukuki koruma yöntemidir. Mahkemeler tarafından verilen bu kararlar, davacının veya talep edenin haklarını güvence altına almayı hedeflerken, karşı tarafın haklarını da orantısız bir şekilde kısıtlamamalıdır. İncelenen Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) kararları, ihtiyati tedbir kurumunun uygulanmasındaki

İhtiyati Tedbir Kararı Daha Fazla»