G-34 Tahdit Kodu

Giriş

Bu yazı, “G-34 tahdit kodu kaldırılması davası” sorgusu kapsamında incelenen yargı kararlarının analizini sunmaktadır. Yapılan incelemede, “G-34” Yabancılar hukuku alanında Göç İdaresi Başkanlığı tarafından yabancılar hakkında tesis edilen bir idari işlem türü olan tahdit kodudur. G-34 kodunun kaldırılmasına ilişkin davalardaki usul ve esasa yönelik temel prensipleri, yetkili mahkeme tartışmalarını ve yargı mercilerinin yaklaşımlarını ortaya koymaktadır.

Ana Bulgular

  1. Yetkili Mahkeme (Yabancılar Hukuku): Yabancılar hakkında tesis edilen G-34 tahdit kodunun kaldırılmasına ilişkin davalarda yetkili mahkeme, işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer mahkemesidir. Danıştay 10. Dairesi’nin 2024/4491 E. sayılı kararına göre, kod Göç İdaresi Başkanlığı Düzensiz Göçle Mücadele ve Sınır Dışı İşleri Genel Müdürlüğü tarafından konulmuşsa, yetkili mahkeme Ankara İdare Mahkemeleridir.
  2. Esasa İlişkin Değerlendirme (Yabancılar Hukuku): G-34 koduna özgü bir esasa ilişkin karar bulunmamakla birlikte, benzer tahdit kodları (G-87, G-82 vb.) hakkındaki kararlar, idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığını göstermektedir. Danıştay, idarenin “yeterli ve ciddi bilgiler ile” işlemin sebeplerini ortaya koyması gerektiğini vurgularken (Danıştay 10. Daire, E.2016/3770, K.2021/2312), Bölge İdare Mahkemeleri MİT veya Emniyet gibi kurumlardan gelen istihbari bilgilere dayanarak tesis edilen işlemleri “hükümranlık yetkisi” kapsamında hukuka uygun bulma eğilimindedir (Ankara BİM 10. İDD, E.2018/1133, K.2018/1462).

İnceleme

1. Yabancılar Hukuku Kapsamında G-34 Tahdit Kodu Davaları

Yabancılar hakkında tesis edilen tahdit kodları, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca kamu düzeni, kamu güvenliği veya genel sağlık gibi gerekçelerle yabancıların ülkeye girişini yasaklayan veya mevcut ikametlerini sonlandıran idari işlemlerdir. G-34 kodu da bu kapsamda değerlendirilmektedir.

  • Yetki Sorunu ve Çözümü

Tahdit kodunun kaldırılması davalarında en sık karşılaşılan usuli sorun yetkili mahkemenin belirlenmesidir. Danıştay 10. Dairesi’nin G-34 koduna ilişkin emsal niteliğindeki 2024/4491 E., 2024/2905 K. sayılı ve 11.09.2024 tarihli kararında bu sorun net bir şekilde çözülmüştür. Kararda, tahdit kodunu tesis eden merciin Göç İdaresi Başkanlığı Düzensiz Göçle Mücadele ve Sınır Dışı İşleri Genel Müdürlüğü olduğu belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin Ankara İdare Mahkemesi olduğuna hükmedilmiştir. Kararda şu ifadelere yer verilmiştir:”…davacı hakkında … tahdit kodu konulmasına ilişkin dava konusu işlemi tesis eden Düzensiz Göçle Mücadele ve Sınır Dışı İşleri Genel Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi’nin uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.”Bu kural, diğer tahdit kodu davalarında da istikrarlı bir şekilde uygulanmaktadır. Başvurunun yapıldığı İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nün zımni ret işlemine karşı açılan davalarda ise, işlemi tesis eden merci o ilin valiliği olduğundan, davanın o ildeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmektedir (Danıştay 10. Daire, E.2022/5199, K.2022/4090).

  • Esasa İlişkin Yargısal Denetim

G-34 kodunun esasına ilişkin bir karar incelenen dokümanlarda bulunmamakla birlikte, G-87 (Genel Güvenlik) gibi benzer kodlara ilişkin kararlar, yargısal denetimin nasıl yapıldığına ışık tutmaktadır. Danıştay, idarenin soyut istihbarat raporlarına dayanarak işlem tesis etmesini yeterli görmemektedir. Danıştay 10. Dairesi’nin 2016/3770 E., 2021/2312 K. sayılı kararında, idarenin takdir yetkisini kullanırken somut bilgi ve belgeler sunması gerektiği vurgulanmıştır:”idarece, hakkında yurda giriş yasağı kararı alınacak kişi yönünden bu yasağın uygulanmasını gerektirecek sebeplerin varlığının yeterli ve ciddi bilgiler ile ortaya konulması gerektiği… Kamu makamlarının mutlaka somut olayın koşulları içinde kişinin millî güvenliği tehlikeye atacak nitelikteki faaliyetlerde bulunduğuna dair yeterli ve ciddi bilgileri yargı mercilerine sunması gerekir.”Buna karşın, Bölge İdare Mahkemeleri genellikle idarenin yanında bir tutum sergilemektedir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi’nin 2019/2560 E., 2020/220 K. sayılı kararında, İnterpol’den gelen ve “şüphe” içeren bir listeye dayanılarak konulan tahdit kodunun, devletin hükümranlık yetkisi dahilinde hukuka uygun olduğu kabul edilmiştir. Bu durum, ilk derece ve istinaf aşaması ile Danıştay arasında bir içtihat farklılığına işaret etmektedir.

  • G-34 Tahdit Kodunun Kaldırılması 
  • G-34 tahdit kodu, Göç İdaresi Başkanlığı tarafından düzensiz göçle mücadele kapsamında yabancılar için giriş yasağı veya sınırlama amacıyla kullanılan bir veri girişi kodudur. Danıştay 10. Daire’nin 2024/4491 E., 2024/2905 K. sayılı kararında, Suriye uyruklu davacının G-34 koduna ilişkin iptal davasında yetki uyuşmazlığı çözülmüş ve Göç İdaresi Başkanlığı Düzensiz Göçle Mücadele ve Sınır Dışı İşleri Genel Müdürlüğü’nün Ankara’da bulunması nedeniyle Ankara İdare Mahkemesi yetkili kılınmıştır. Bu karar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 32. maddesine dayanarak, işlemin tesis edildiği merciin yerini esas almaktadır.
  • Benzer davalarda, G-34 kodunun kaldırılması talepleri genellikle kamu düzeni ve güvenliği gerekçeleriyle reddedilmekte olup, Anayasa Mahkemesi’nin 15/2/2023 tarihli (B. No: 2021/2831) kararında, tahdit kodlarının dayanağı olarak terör örgütü bağlantıları gösterilen durumlarda etkili başvuru hakkı ihlal edilmediği sonucuna varılmıştır. Ancak, somut delil eksikliği halinde idari işlemler bozulabilmekte, örneğin Danıştay 10. Daire’nin 2016/3770 E., 2021/2312 K. sayılı kararında G-87 benzeri kodlar için istihbarat bilgilerinin soyutluğu nedeniyle iptal yoluna gidilmiştir.
  • Kamu Güvenliği Gerekçeli Redler 
  • G-34 ve benzeri tahdit kodlarının kaldırılması talepleri, genellikle ulusal güvenlik gerekçeleriyle reddedilmektedir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi’nin 2017/1206 E., 2018/11 K. sayılı kararında, G-87 kodunun jeopolitik nedenlerle çatışma bölgelerine geçişi önleme amacıyla konulduğu kabul edilmiş ve dava reddedilmiştir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 9. maddesi, idareye takdir yetkisi tanımakta olup, MİT raporları somut delil olarak yeterli görülmüştür. Anayasa Mahkemesi’nin 03.10.2024 tarihli (B. No: 2018/32335) kararında, G-82 tahdit kodunun aile hayatı ve eğitim hakkı ihlali iddiaları kabul edilemez bulunmuş, zira yabancıların yerleşme hürriyeti Anayasa Mahkemesi yetkisi dışında tutulmuştur. Karşı oy gerekçelerinde somutlaştırma eksikliği eleştirilse de, çoğunluk idarenin yetkisini hukuka uygun bulmuştur.
  • Somut Delil Eksikliği Bozmaları 
  • Tahdit kodu kaldırma davalarında somut delil sunumu kritik olup, Danıştay 10. Daire’nin 2020/4631 E., 2024/5214 K. sayılı kararında, G-87 kodunun istihbarat bilgilerine dayalı olduğu ancak delil sunulmadığı için idare mahkemesi kararı bozulmuştur. İdare, gizli yazılarda somut bilgi ve belgeyi yargıya sunmak zorunda bırakılmıştır.
  • Hukuka Uygunluk ve Takdir Yetkisi 
  • İdare, tahdit kodlarını 6458 sayılı Kanun md. 9’a dayalı takdir yetkisiyle tesis etmekte olup, Ankara BİM 10. İdari Dava Dairesi’nin 2018/1133 E., 2018/1462 K. sayılı kararında G-87 kodunun MİT yazısına dayalı hukuka uygunluğu kabul edilmiş, İdare Mahkemesi’nin iptali kaldırılmıştır. Kamu güvenliği riski somut raporlarla desteklenirse red kararı onanmaktadır.
  • Danıştay 10. Daire’nin 2022/5199 E., 2022/4090 K. sayılı kararında, V-84 tahdit kaydının Emniyet kaynaklı olduğu ve Hatay İdare Mahkemesi yetkisi teyit edilmiştir. Takdir yetkisinin kötüye kullanımı iddiaları, somut delil yoksa bozmaya yol açmakta, ancak genel olarak idarenin hükümranlık yetkisi korunmaktadır.

Sonuç

G-34 kodu, Göç İdaresi Başkanlığı tarafından tesis edilen bir idari işlemdir. Bu kodun kaldırılması davasında öncelikle yetkili mahkemenin (genellikle Ankara İdare Mahkemesi) doğru tespit edilmesi kritik öneme sahiptir. Esasa ilişkin olarak ise, davacının idarenin soyut iddialarına karşı somut delillerle savunma yapması ve yargılamanın özellikle Danıştay aşamasında idarenin ispat yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği üzerinden şekillenmesi beklenirKaynakça

Yargı Kararları

  • 1. Anayasa Mahkemesi – 2018/32335 – 23/2/2022
  • 2. Danıştay – 10. Daire – 2024/4654 – 2024/2964 – 16.09.2024
  • 4. Danıştay – 10. Daire – 2020/4631 – 2024/5214 – 21.11.2024
  • 6. Danıştay – 10. Daire – 2022/5199 – 2022/4090 – 26.09.2022
  • 7. Bölge İdare Mahkemesi – Ankara Bim 10. İdari Dava Dairesi – 2017/1206 – 2018/11 – 10.01.2018
  • 9. Danıştay – 10. Daire – 2024/4013 – 2024/2749 – 09.09.2024
  • 10. Danıştay – 10. Daire – 2024/4491 – 2024/2905 – 11.09.2024
  • 14. Danıştay – 10. Daire – 2024/3671 – 2024/2770 – 10.09.2024
  • 15. Danıştay – 10. Daire – 2016/3770 – 2021/2312 – 17.05.2021
  • 16. Anayasa Mahkemesi – 2020/37579 – 03.10.2024
  • 17. Danıştay – 10. Daire – 2022/7310 – 2022/5681 – 05.12.2022
  • 20. Danıştay – 10. Daire – 2023/5737 – 2023/6098 – 30.10.2023
  • 24. Bölge İdare Mahkemesi – Ankara Bim 10. İdari Dava Dairesi – 2018/1133 – 2018/1462 – 05.12.2018
  • 37. Danıştay – 10. Daire – 2024/3357 – 2024/2668 – 26.06.2024
  • 38. Bölge İdare Mahkemesi – Ankara Bim 10. İdari Dava Dairesi – 2019/2560 – 2020/220 – 12.02.2020

Bir Cevap Yazın

ADİL HUKUK & DANIŞMANLIK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin