Miras Paylaşımı Nedir?
Mirasın paylaşılmasının biri geniş diğeri dar olmak üzere iki anlamı vardır. Geniş anlamda mirasın paylaşılması miras ortaklığına son vermek için gereken tüm tasfiye işlemlerini kapsayan uzun bir süreci anlatır. Bu süreçte miras paylarının oluşturulması, payların mirasçılara özgülenmesi, borçların ödenmesi, oluşturulan payların mirasçılara devri gibi aşamalar bulunmaktadır. Buna karşılık dar anlamda paylaşma kavramı sadece son aşamayı içerir. Yani dar anlamda paylaşma, gerçekleştirilen tasfiye işlemleri sonunda, terekede kalan mevcudun mirasçılar arasında fiilen bölüştürülerek onların ferdi mülkiyetine geçirilmesidir.
Paylaşmayı İsteme Hakkı
Miras paylaşımı isteme hakkı, Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim, terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar.
Miras Paylaşımının Şekli
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça mirasçılar, paylaşmada terekenin bütün malları üzerinde eşit hakka sahiptirler. Mirasçılar, mirasbırakan ile aralarındaki ilişkiler hakkında paylaşmanın eşitliğe ve adalete uygun olması için göz önüne alınması gereken bütün bilgileri birbirlerine vermekle yükümlüdürler. Mirasçılardan her biri, tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini veya güvenceye bağlanmasını isteyebilir (TMK. m. 649).
Mirasçılar, tereke mallarından mirasçı veya ortak kök sayısınca pay oluştururlar. Anlaşma olmazsa, mirasçılardan her biri, payların oluşturulmasını mahkemeden isteyebilir. Payların oluşturulmasında hâkim, yerel adetleri, mirasçıların kişisel durumlarını ve çoğunluğun arzusunu göz önünde bulundurur. Payların özgülenmesi mirasçıların anlaşması uyarınca yapılır.
Miras Paylaşma Sözleşmesi
Miras paylaşma sözleşmesinin akdedilmesini sağlamak için kanun koyucu bazı kolaylıklar öngörmüş ve özellikle sözleşmenin yapılması işlemlerini basitleştirmeye çalışmıştır. Hukukumuzda miras paylaşma sözleşmesinin iki türü bulunmaktadır. Elden paylaşma ve yazılı miras paylaşma sözleşmesi. Elden paylaşmada mirasçılar aralarında fiilen payları oluşturup derhal birlikte hareket ederek paylaşımı da gerçekleştirirler. Yazılı sözleşmede ise nasıl ve ne şekilde paylaşacakları hususunu yazılı bir sözleşme halinde düzenlerler, bu durumda bu sözleşmenin bir de ifa aşaması olacaktır. Elden paylaşmanın aksine yazılı paylaşma sözleşmesinin hükmü hemen icra edilmemektedir.
Yasal Mirasçılar Kimlerdir?
Yasal mirasçılık dört şekilde meydana gelebilir.
a) Kan Bağına Dayanan Yasal Mirasçılık
Birinci derece mirasçılar, mirasbırakanın çocukları, torunları, torun çocukları ve onlardan gelenlerdir.
İkinci derecedeki mirasçılar ise mirasbırakanın ana babasıdır. Ana ve babadan üreyen kuşaklar, yani mirasbırakanın kardeşleri, yeğenleri, yeğen çocukları, torunları vs. ikinci derece mirasçıları oluşturur. Diğer bir ifade ile bu derecedeki mirasçılar ana baba ve onların altsoyu olarak adlandırılabilir.
Üçüncü derecedeki mirasçılar ise mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ile onların altsoyudur. Bu derecede, iki büyük ana ve iki büyük baba olmak üzere dört parantel vardır. Büyük analar ve büyük babalardan türeyen kuşaklar, yani mirasbırakanın teyzesi, halası, dayısı, amcası ve onların çocukları üçüncü dereceyi oluşturur.
b) Evlilik Bağına Dayanan Yasal Mirasçılık
Sağ kalan eşin mirasçı olabilmesi için mirasbırakanın ölümü anında evlilik birliğinin devam ediyor olması gerekir.
c) Evlatlık Bağına Dayanan Yasal Mirasçılık
Evlat edinen ve hısımları, evlatlığa mirasçı olamazlar (TMK. m. 500/II). Diğer bir ifade ile evlatlığın mirasçılığı tek yönlü bir mirasçılıktır. Ayrıca evlatlık ancak kendisini evlat edinenin mirasçısı olabilir. Evlat edinenin mirasçılarının mirasçısı da olamaz.
d) Uyrukluk Bağına Dayanan Yasal Mirasçılık
Mirasbırakanın ilk üç derecede hiçbir mirasçısı yoksa, eşi de kendisinden önce ölmüşse veya bütün mirasçıları mirası reddetmişlerse, mirasbırakan hiçbir kimseyi mirasçı olarak atamamışsa, yani iradi mirasçılık da söz konusu değilse, miras doğrudan doğruya devlete (Hazineye) geçer (TMK. m. 501).
Mirasçılık Sıfatının Kazanılması
Mirasçı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında mirasa ehil olarak, yani hak ehliyeti sahibi olarak sağ olmak şarttır. Mirasın açıldığı anda sağ olan mirasçı sonradan ölürse, onun miras hakkı kendi mirasçılarına kalır (TMK. m. 580).
Mirasa ehil olmaktan maksat mirasçının hak ehliyetidir. Ancak hak ehliyetine sahip bulunan gerçek veya tüzel kişiler mirasçı olabilirler. Hak ehliyetine sahip olma yeteneği olmayan varlıklar, topluluklar mirasçı veya vasiyet alacaklısı olamazlar.Hukukumuzda tüzel kişilerin yasal mirasçı olması mümkün olmadığı halde, iradi mirasçı olmaları mümkündür. Hak ehliyetinde eşitlik ve genellik ilkesi söz konusudur. Bu sebeple herkes mirasçı olabilme ehliyetine sahiptir (TMK. m. 577/I).
Mirastan Yoksun Bulunmamak , mirastan yoksunluk, Medeni Kanun ile sayılan sebeplerden birinin gerçekleşmesi halinde, mirasçının miras dışı kalmasıdır. Mirastan yoksun bulunanlar, mirasbırakandan önce ölmüş mirasçılar gibi mirasçı olamazlar. Mirastan yoksun bulunmayı gerektiren sebepler Medeni Kanunumuzun 578. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır.
Miras Paylaşımında Sık Karşılaşılan Sorunlar
Miras paylaşımında sık sık sorunlar, mirasçıların haklarının korunmasının ve korunmasının adil bir şekilde dağıtımının sürdürülmesi önemlidir. Aile içi anlaşmazlıklar ve kötü paylaşımlardaki zorluklar gibi sorunlar ortaya çıkabilir.
Bu sorunları çözmek için miras avukatı ile çalışmak büyük önem taşır. Miras’ın avukatı , miras paylaşımında ortaya çıkan sorunlardaki sorunlarda bir hukuk uzmanıdır. Miras davasındaki gibi, miras avukatının yardımları ile haklarınızın koruma altına alınır.
Çözüm önerileri arasında aşağıdaki noktalar bulunur:
- Aile içi anlaşmazlıkları gidermek için arabuluculuk
- Mal paylaşımındaki hatanın aşılması için uzman görüş
- Miras paylaşımında adil çözümler için miras davasını açmak
| Sorun | Çözüm |
|---|---|
| Aile içi Anlaşmazlıklar | Arabuluculuk |
| Mal paylaşımındaki zorluklar | Uzman görüş |
| Miras paylaşımında adil çözümler | Miras davası |
Miras Avukatının Rolü ve Önemi
Miras avukatı , mirasçıların haklarını korur. Miras avukatının desteği, miras paylaşım süreci önemli sorunları çözer. Miras paylaşım sürecinde bir avukatın desteği çok değerlidir. Bu, mirasçıların menfaatlerini korur.
Ne Zaman Avukat Tutmalı?
Miras paylaşım söz konusu olduğunda avukatın tutulması önemlidir. Mirasçılar, haklarını korumak için avukat tutabilirler.
