
Giriş yasağı, ülke dışındaki yabancıların ülkeye girişlerinin engellenmesini, ülke sınırları içerisinde bulunan yabancıların ise sınır dışı edilmesini kapsamaktadır.
YUKK’un “Türkiye’ye giriş yasağı” başlıklı 9’uncu maddesinde Göç İdaresi Başkanlığı’nın gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak, kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişini yasaklayabileceği ifade edilmektedir. İlgili madde kapsamında Türkiye’den sınır dışı edilen yabancıların Türkiye’ye girişi ise Göç İdaresi Başkanlığı veya valilikler tarafından yasaklanmaktadır.
Türkiye’ye giriş yasağının süresi en fazla beş yıl olup, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre Göç İdaresi Başkanlığınca en fazla on yıl daha uzatılabilmektedir.
Aynı düzenleme doğrultusunda kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı nedeniyle Göç İdaresi Başkanlığınca; idari para cezaları ve kamu alacakları nedeniyle ise valiliklerce yabancıların ülkeye kabulünün ön izin şartına bağlanabileceği belirtilmektedir.
Ayrıca ülkemize giriş yapmak isteyen bazı yabancılara YUKK’un 15’inci maddesi kapsamında vize verilmemektedir. Bu hüküm kapsamında değerlendirilen yabancılar; ‘talep ettikleri vize süresinden en az altmış gün daha uzun süreli pasaport ya da pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar, Türkiye’ye girişleri yasaklı olanlar, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülenler, kamu sağlığına tehdit olarak nitelendirilen hastalıklardan birini taşıyanlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu anlaşmalar uyarınca, suçluların geri veril- mesine esas olan suç veya suçlardan sanık olanlar ya da hükümlü bulunanlar, kalacağı süreyi kapsayan geçerli sağlık sigortası bulunmayanlar, Türkiye’ye giriş, Türkiye’den geçiş veya Türkiye’de kalış amacını haklı nedenlere dayandıramayanlar, kalacağı sürede, yeterli ve düzenli maddi imkâna sahip olmayanlar, vize ihlalinden veya ön- ceki ikamet izninden doğan ya da 28/07/1953 tarihli ve 8469 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre takip ve tahsil edilmesi gereken alacakları ödemeyi kabul etmeyenler veya TCK’ya göre takip edilen borç ve cezalarını ödemeyi kabul etmeyenler’ olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu açıklamalar kapsamında giriş yasakları ve ön izin kararlarını ifade eden “tahdit kodları” oluşturulmuştur.Hakkında tahdit kodu konulan yabancı, ilgili kod kapsamında bir takım kısıtlamalara tabi olmaktadır. YUKK’un 9’uncu maddesinin sekizinci fıkrasında Türkiye’ye giriş yasağına ilişkin usul ve esasların İçişleri Bakanlığınca belirleneceği öngörülmüştür.
Tahdit kodları, birtakım harfler ile 1-200 arası sayılardan oluşan kodlar olarak karşımıza çıkmaktadır.Tahdit kodlarına ilişkin veri girişleri, vize/ikamet/çalışma izni ihlali, kamu sağlığının tehdit edilmesi, uluslararası güvenlik veya kamu güvenliği açısından sakıncalı bir durumun ortaya çıkması, sahte bilgi ile giriş-çıkış yapılmak istenmesi, yasa dışı örgüt faaliyetleri, kaçakçılık suçları, milli güvenlik aleyhine faaliyette bulunulması ve genel güvenlik gibi birtakım hallerde yapılmaktadır.
Yabancılar hakkında başka birtakım kodlarla da tahdit uygulaması yapılıyor olsa da sınır dışı işleminden dolayı işkence ve kötü muamele yasağının ihlali konusunda daha çok güvenlik ve terör kaynaklı G-82ve G-87 kodları gündeme gelmektedir.
Tahdit koduna dayanan sınır dışı işlemine karşı dava açılması durumunda tahdit kodunu koyan makam tarafından sınır dışı işlemi için iptal davasına bakan mahkemeye hangi somut veriye dayanılarak tahdit kodu konulduğu hususu hakkında bilgi verilmelidir.
Yabancının söz konusu maddi unsurları bilmeden savunma hakkını kullanması veya sınır dışı edilmesine karşı makul sebepleri sunması mümkün olmayacaktır.
Hakkında tahdit kodu konulan yabancıların soyut birtakım iddialar neticesinde sınır dışı edilmesi, bu idari işlemin sebep unsurunda birtakım sorunların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilecektir. Bu nedenle tahdit kodları konulurken objektif ve ispatlanmış hususlara dayanılması gerekmektedir. Bu anlamda, özellikle kamu düzeni veya kamu güvenliği nedeniyle konulan tahdit kodları açısından somut delillerin bulunması gerekmektedir.
Tahdit kodlarının gerekçelerinden kamu güvenliği ve kamu düzeni yorumlanırken somut delillerin dikkate alınması önem arz etmektedir.
Not: İlgili mevzuat çerçevesinde genel hatlarıyla açıklama yapılmıştır. Detaylı bilgi için Büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
