Categories: Genel

Adi Yazılı Gayrimenkul Sözleşmesi

Giriş

Türk hukuk sisteminde sıkça karşılaşılan ve önemli hukuki tartışmalara yol açan “adi yazılı gayrimenkul sözleşmesi” konusunu, sunulan çeşitli yargı kararları ışığında analiz etmektedir. Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK), tapuya kayıtlı taşınmazların mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerliliğini “resmi şekil” şartına bağlamıştır. Bu rapor, söz konusu resmi şekil şartına uyulmadan, taraflar arasında adi yazılı olarak düzenlenen bu tür sözleşmelerin hukuki akıbetini, Yargıtay’ın ve alt derece mahkemelerinin farklı perspektiflerini ve geliştirdiği istisnai çözümleri inceleyerek kapsamlı bir bakış açısı sunmayı amaçlamaktadır. Rapor, ana kural olan geçersizlik ilkesini, bu ilkenin sonuçlarını ve yargı içtihatlarıyla şekillenen istisnaları ayrıntılı olarak ele alacaktır.


Ana Bulgular

İncelenen yargı kararları, adi yazılı gayrimenkul sözleşmelerine ilişkin aşağıdaki temel bulguları ortaya koymaktadır:

  1. Geçersizlik Kuralı: Yargı kararlarının ezici çoğunluğu, TMK’nin 706., TBK’nin 237. (eski BK 213.), Tapu Kanunu’nun 26. ve Noterlik Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, tapulu taşınmazların satışına ilişkin adi yazılı sözleşmelerin kesin olarak geçersiz olduğu yönündedir. Bu şekil şartı, kamu düzenine ilişkin bir geçerlilik koşuludur.
  2. Geçersizliğin Sonuçları: Geçersiz bir sözleşme, taraflarına kural olarak hak ve borç doğurmaz. Bu nedenle, adi yazılı sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil talep edilemez. Ayrıca, sözleşmede yer alan cezai şart gibi fer’i hükümler de geçersiz sayılır. Taraflar, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sadece verdiklerini geri isteyebilirler.
  3. İstisna 1: Dürüstlük Kuralı (Hakkın Kötüye Kullanılması): Yargıtay, edimlerin büyük ölçüde yerine getirildiği (örneğin, satış bedelinin tamamının ödendiği ve taşınmazın zilyetliğinin alıcıya devredildiği) durumlarda, satıcının sonradan şekil eksikliğini ileri sürerek sözleşmenin geçersizliğini iddia etmesini TMK m. 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirmektedir. Bu gibi durumlarda, mahkeme şekil eksikliğine rağmen tescil talebini kabul edebilmektedir.
  4. İstisna 2: Alacağın Temliki Olarak Nitelendirme: Özellikle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, yüklenicinin kendisine düşecek bağımsız bölümü adi yazılı sözleşme ile üçüncü bir kişiye satması, Yargıtay tarafından bir taşınmaz satışı değil, yüklenicinin arsa sahibinden talep etme hakkını içeren “alacağın temliki” olarak yorumlanmaktadır. Alacağın temliki sözleşmesi yazılı şekle tabi olduğu için bu tür devirler geçerli kabul edilebilmektedir.
  5. İade Sürecinde Denkleştirici Adalet: Sözleşmenin geçersizliği nedeniyle ödenen bedelin iadesi talep edildiğinde, Yargıtay, paranın ödendiği tarihteki alım gücünün korunması gerektiğini belirtmektedir. “Denkleştirici adalet kuralı” gereğince, ödenen bedel enflasyon, döviz kurları, faiz oranları gibi ekonomik göstergelerle güncellenerek iade edilir.
  6. Farklı Bir Perspektif: Gerçek Satış Bedelinin İspatı: Bir Yargıtay kararı (13. Hukuk Dairesi-2009/4837), tapudaki satış işlemi tamamlandıktan sonra, taraflar arasında düzenlenen adi yazılı sözleşmenin, tapuda düşük gösterilen satış bedelinin aksine, taşınmazın gerçek satış bedelini ispatlayan bir delil olarak kabul edilebileceğini ve kalan alacak için dava açılabileceğini belirtmiştir. Bu durum, sözleşmenin mülkiyet devri için değil, borç ilişkisinin ispatı için kullanıldığı istisnai bir durumu göstermektedir.

İnceleme ve Analiz

İncelenen kararlar, adi yazılı gayrimenkul sözleşmelerinin hukuki statüsünün tek bir kurala indirgenemeyecek kadar karmaşık olduğunu göstermektedir. Konu, temel ilke ve bu ilkeye getirilen önemli istisnalar çerçevesinde ele alınmalıdır.

1. Geçersizlik Kuralının Katı Uygulaması ve Sonuçları

Yargı kararlarının büyük bir kısmı, kanunun emredici hükümlerine sıkı sıkıya bağlı kalmaktadır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin istikrarlı kararlarında (örneğin, 2013/10248, 2016/2855) vurgulandığı üzere, "Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi şarttır" ve bu bir geçerlilik şartıdır. Bu katı yorumun en önemli sonuçları şunlardır:

  • Tapu Devrinin Geçersiz Sözleşmeyi İyileştirmemesi: Çok sayıda kararda belirtildiği gibi, "taşınmazların daha sonra tapuda resmi şekilde devirlerinin tamamlanmış olması da geçersiz olan ... tarihli satış sözleşmesine geçerlilik kazandırmaz." (Yargıtay 19. HD – 2013/12358). Bu durum, özellikle geçersiz sözleşmeye eklenen cezai şartların, tapu devri yapılmış olsa bile talep edilememesine yol açmaktadır. Taraflar, tapudaki resmi devir ile yeni bir hukuki ilişki kurmuş sayılırlar ve eski, geçersiz sözleşmenin hükümleri (cezai şart vb.) bu yeni ilişkiye taşınamaz.
  • Sebepsiz Zenginleşme ve İade Yükümlülüğü: Geçersiz sözleşme uyarınca alıcı tarafından ödenen bedel, satıcı nezdinde sebepsiz bir zenginleşme oluşturur. Bu nedenle, "geçersiz sözleşme nedeniyle taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince geri isteyebilirler." (İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi – 2023/417). Ancak bu iade sürecinde, paranın değer kaybı alıcıyı mağdur edebilir. İşte bu noktada Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin (2013/14344) geliştirdiği “denkleştirici adalet kuralı” devreye girerek, ödenen paranın dava tarihindeki alım gücüne getirilmesini sağlar ve adaleti temin eder.

2. Adaleti Sağlamaya Yönelik İstisnai Yaklaşımlar ve Farklı Perspektifler

Yargıtay, şekilciliğin doğurabileceği adaletsiz sonuçları önlemek amacıyla, özellikle TMK m. 2’de düzenlenen dürüstlük kuralını bir “güvenlik supabı” olarak kullanmaktadır.

  • Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması: Tarafların sözleşmeye güvenerek edimlerini büyük ölçüde ifa ettikleri durumlarda, şekil eksikliğinin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edilir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (2021/2699), bu durumu şu şekilde ifade etmektedir: "...şekil eksikliğini ileri sürmek Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması sayılacağından, sözleşmenin geçersizliği iddia veya savunmasına değer verilmeyerek sözleşme geçerli kabul edilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekecektir." Bu yaklaşım, hukuki şekilciliğin adalet duygusunu zedelediği durumlarda, hukukun genel ilkelerinin devreye sokularak hakkaniyetin sağlanmasını amaçlar.
  • Alacağın Temliki Olarak Yorumlama: Yükleniciden adi yazılı sözleşmeyle daire alan üçüncü kişilerin durumu, tipik bir istisnadır. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında (2014/1065) belirtildiği gibi, bu işlem bir taşınmaz satışı değil, "Türk Borçlar Kanunun 183 ve sonraki maddelerinde düzenlenen ‘alacağın temliki’ hükümlerine tabi bir işlemdir." Bu hukuki nitelendirme, alıcıyı, resmi şekil şartının katı sonuçlarından korur ve yüklenicinin haklarına halef olmasını sağlar.
  • Gerçek Borç İlişkisinin Tespiti: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2009 tarihli kararı, konuya tamamen farklı bir açıdan yaklaşmaktadır. Burada adi yazılı sözleşme, mülkiyetin devri için değil, tapudaki işlemin arkasındaki gerçek iradeyi ve borç miktarını ortaya koymak için bir kanıt aracı olarak kullanılmıştır. Kararda, "Topudaki satış bedellerinin bazı nedenlerle düşük gösterildiği bilinen bir gerçek olup, taşınmazın gerçek satış bedelini ve ödeme koşullarını belirleyen harici sözleşme taraflar açısından hak ve yükümlülükler doğurur." denilerek, sözleşmenin tarafları bağlayıcılığına işaret edilmiştir. Bu, adi yazılı sözleşmenin geçersizliğinin mutlak olmadığını, kullanıldığı amaca göre farklı hukuki sonuçlar doğurabileceğini gösteren önemli bir örnektir.

Sonuç

Sunulan yargı kararları ışığında “adi yazılı gayrimenkul sözleşmesi” konusunun hukuki durumu şu şekilde özetlenebilir:

Kural olarak, kanunda öngörülen resmi şekil şartına uyulmadan yapılan tapulu taşınmaz satış sözleşmeleri kesin hükümsüzdür. Bu geçersizlik, sözleşmeye dayalı olarak tapu tescili talep edilmesini engeller ve sözleşmedeki cezai şart gibi yan edimleri de geçersiz kılar. Taraflar, bu durumda ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini, “denkleştirici adalet” ilkesi çerçevesinde güncellenmiş değeriyle geri isteyebilirler.

Bununla birlikte, Yargıtay, katı şekilciliğin yaratacağı mağduriyetleri önlemek amacıyla önemli istisnalar geliştirmiştir. Tarafların edimlerini büyük ölçüde ifa etmesi halinde şekil eksikliğini ileri sürmeyi “dürüstlük kuralına aykırı” bulması, bu istisnaların en önemlisidir. Ayrıca, belirli durumlarda sözleşmeyi “alacağın temliki” olarak yorumlaması veya tapuda tamamlanmış bir satışın gerçek bedelinin ispatı için adi yazılı belgeyi delil kabul etmesi gibi yaklaşımlar, konunun her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Nihayetinde, adi yazılı bir gayrimenkul sözleşmesinin akıbeti, yalnızca kanunun lafzına değil, aynı zamanda tarafların davranışlarına, edimlerin ifa durumuna ve mahkemenin dürüstlük kuralı ile hakkaniyet ilkesini ne ölçüde uygulayacağına bağlı olarak değişebilen, dinamik bir hukuki meseledir.

Kaynakça

Yargı Kararları
  • Yargıtay – 13. Hukuk Dairesi – 2009/4837 – 2009/11742 – 19.10.2009
  • Yargıtay – 3. Hukuk Dairesi – 2024/1742 – 2025/2603 – 06.05.2025
  • Yargıtay – 7. Hukuk Dairesi – 2023/1945 – 2024/1410 – 07.03.2024
  • Yargıtay – 7. Hukuk Dairesi – 2022/441 – 2023/1902 – 03.04.2023
  • Yargıtay – 8. Hukuk Dairesi – 2013/653 – 2013/18713 – 10.12.2013
  • Yargıtay – 11. Hukuk Dairesi – 2022/1306 – 2023/4594 – 04.09.2023
  • Yargıtay – 19. Hukuk Dairesi – 2013/10248 – 2013/12358 – 02.07.2013
  • Yargıtay – 7. Hukuk Dairesi – 2023/1466 – 2024/1952 – 03.04.2024

Emre Gurbuz

Recent Posts

ARAÇ DEĞER KAYBI HESAPLAMA ARACI

Araç Değer Kaybı Hesaplama Aracı | Sigorta Tahkim Kararlarına Dayalı Yargı Kararlarına Dayalı Araç Değer…

4 gün ago

Yeni Malikin Eski Malik Adına Düzenlenen Tahliye Taahhüdü ile Örnek 14 İcra Takibi Başlatma Yetkisi

1. Yeni Malikin Kira Sözleşmesi ve Tahliye Taahhüdündeki Hukuki Statüsü Türk Borçlar Kanunu'nun 310. maddesi…

2 hafta ago

Alt Kiracıya Karşı Fuzuli İşgal Nedeniyle Tahliye: Kapsamlı Hukuki Rehber

Kiracınızın taşınmazı izniniz olmadan başkasına kiraladığını ya da kira sözleşmeniz sona ermesine rağmen taşınmazda üçüncü…

2 hafta ago

Yargılama Giderleri (Harç ve Gider Avansı) Hesaplama

Dava Harcı Hesaplama 2026 | Yargılama Giderleri (Harç ve Gider Avansı) Hesaplayıcı Ana Sayfa ›…

3 hafta ago

Vize İhlali Para Cezası Hesaplayıcı

Vize İhlali Para Cezası Hesaplama 2026 | Ülke Bazlı Güncel Hesaplayıcı Ana Sayfa › Yabancılar…

3 hafta ago

KİRA ARTIŞ ORANI HESAPLAMA

Kira Artış Oranı Hesaplama 2026 | TÜFE'ye Göre Güncel Hesaplayıcı Ana Sayfa › Gayrimenkul Hukuku…

3 hafta ago