image 30
Boşanma davası sırasında hükmedilen tedbir nafakasına ilişkin hükümlerin kanuni dayanağını TMK m. 169’da bulmak mümkündür. TMK m. 169’a göre, boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. Bu hüküm gereğince, tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası açıldığında hakimin, eşlerin geçimine ilişkin re’sen alacağı geçici önlem niteliğindedir.
Boşanma davası açıldığında, boşanma kararının kesinleşmesine kadar, fiilen ortak hayatın devam etmesi beklenemese de, evlilik birliği devam edeceğinden, eşlerin birbirine bakım yükümlülüğü de devam eder.1
Dolayısıyla eğer tedbir nafakasına hükmedilmiş ise boşanma davasının kararı kesinleşinceye kadar devam etmektedir. Karar kesinleştikten itibaren artık tedbir nafakasından söz edilemeyeceğinden yoksulluk nafakası olarak devam etmesine karar verilebilir.
Eşlerin kusurundan bağımsız olarak hükmedilen tedbir nafakası, boşanma davasının açıldığı andan itibaren hüküm ifade etmek üzere karar kesinleşinceye kadar devam eder.2
Boşanma davası sırasında tedbir nafakasına ilişkin herhangi bir talep olmasa dahi, ihtiyaç halinde olan ve mali gücü zayıf olan taraf lehine şartları oluştuğu sürece hâkimin re’sen tedbir nafakasına hükmetmesi gerekir.
Tedbir nafakasının şartları arasında kusur aranmaz, dolayısıyla gerek talep edenin gerekse talep edilenin kusurlu olup olmaması önem arz etmez. Dava açmakta kusuru olan eş lehine dahi tedbir nafakasına hükmedilebilecektir. Kaldı ki davanın başlangıcında mümkün olan en kısa sürede tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği düşünüldüğünde, henüz taraflardan birinin kusurlu olup olmadığının incelenmesi de mümkün olmayabilecektir.3
Tedbir nafakası alacağı dava tarihinden itibaren her gün doğar ve yeniden işlemeye başlar. Ara karar ile birlikte tedbir nafakasına ve miktarı hakim tarafından belirlenir. İnşai özelliğe haizdir. İşlemiş olanlar karar tarihinde, işleyecek olanlar ise her ayın başında ödenebilir (muaccel ) hale gelir. 4
Tedbir nafakası yukarıda bahsettiğimiz üzere ara karar ile birlikte hükmedildiği için eğer borçlu belirtilen sürede ödemeleri yapmaz veya eksik öderse buna ilişkin olarak ilamsız icra takibi başlatılabilir. Çünkü ara karar niteliği itibariyle ilam niteliğinde belge değildir. Çünkü ilam niteliğindeki belgeler İcra İflas Kanunu Madde 38’de açıkça sayılmıştır. Ara karar nihai bir mahkeme kararı olmayıp ilam sayılamayacağından bu karara dayanılarak da ilamlı takip yapılamaz.
Not: İlgili mevzuat çerçevesinde genel hatlarıyla açıklama yapılmıştır. Detaylı bilgi için Büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Araç Değer Kaybı Hesaplama Aracı | Sigorta Tahkim Kararlarına Dayalı Yargı Kararlarına Dayalı Araç Değer…
1. Yeni Malikin Kira Sözleşmesi ve Tahliye Taahhüdündeki Hukuki Statüsü Türk Borçlar Kanunu'nun 310. maddesi…
Kiracınızın taşınmazı izniniz olmadan başkasına kiraladığını ya da kira sözleşmeniz sona ermesine rağmen taşınmazda üçüncü…
Dava Harcı Hesaplama 2026 | Yargılama Giderleri (Harç ve Gider Avansı) Hesaplayıcı Ana Sayfa ›…
Vize İhlali Para Cezası Hesaplama 2026 | Ülke Bazlı Güncel Hesaplayıcı Ana Sayfa › Yabancılar…
Kira Artış Oranı Hesaplama 2026 | TÜFE'ye Göre Güncel Hesaplayıcı Ana Sayfa › Gayrimenkul Hukuku…